Türkiye İsrail’i haritadan siler
HABER: ÖZLEM DOĞAN
Ortadoğu’da artan tansiyon ve Gazze’de soykırım yapan terör devleti İsrail’in bölgesel saldırganlığı, kritik bir eşiğe gelindiğini gösteriyor. İsrail’in Türkiye sınırına yakın Ebu Zuhur’a saldırısı üzerinden Türkiye ile İsrail arasında artan savaş ihtimalini ve son gelişmeleri Akademisyen Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, Akademisyen Doç. Dr. Merve Suna Özcan ve Akademisyen Dr. Ayhan Sarı Milat Gazetesi’ne değerlendirdi.
İsrail’in Hareket Alanı Kısıtlandı
Ortadoğu’da kurulmakta olan yeni bölgesel denklemde İsrail’in saldırgan politikalarına alan açan açılmayacağını ifade eden Doç. Dr. Merve Suna Özcan, “İsrail’in Ebu Zuhur Hava Üssü’nü vurması kritik bir kırılmadır. İsrail saldırıyı, Türkiye’nin söz konusu üs üzerinden Suriye’deki askerî varlığını genişletebileceği iddiasıyla gerekçelendirse de asıl mesele, bölgede güçlü, istikrarlı ve kendi egemenlik kapasitesini yeniden inşa eden devletlerin ortaya çıkmasının İsrail’in hareket alanını sınırlandırmasıdır” dedi.
Eski Bağımlı Ve Güçsüz Türkiye Değiliz
İsrail’in Türkiye ile doğrudan bir savaşı göze alamayacağını vurgulayan Özcan, “Karşısında son derece önemli bir aktör olan Türkiye bugün NATO’nun en büyük ikinci ordusuna sahip, savunma sanayiinde dışa bağımlılığını azaltan, İHA ve SİHA teknolojilerinden hava savunmasına, deniz gücünden füze sistemlerine kadar genişleyen askerî kapasitesiyle yeni güç merkezlerinin ortaya çıktığı uluslararası sistemde ağırlığını artıran bir devlettir” şeklinde konuştu.

Artık Haritalar Cetvelle Çizilmiyor
Küresel sistemde Türkiye’nin ağırlığı ve etkisi arttıkça İsrail’in Türkiye’ye yönelik tehdit algısının ve saldırgan söylemlerinin de güçlendiğini belirten Özcan sözlerini şu şekilde noktaladı: “Artık karşımızda haritaların cetvellerle çizildiği bir dönem değil; güzergâhların, enerji hatlarının, limanların, savunma ortaklıklarının ve bölgesel aktörlerin kendi iradeleriyle şekillendirdiği yeni bir jeopolitik dönem bulunuyor. Bölgenin geleceği artık yalnızca dışarıdan çizilen sınırlarla değil, bölge devletlerinin kurduğu yeni güç ve istikrar mimarileriyle belirleniyor.”
İsrail’i Destekleyenler Net Olarak Görüldü
Türkiye ile İsrail arasında patlak verecek olan bir savaşın İsrail’in haritadan silinmesi ile sonuçlanacağını ifade eden Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, “İki ülkenin askeri kapasitesi, demografik ve coğrafi derinliği arasında devasa bir uçurum var. Öte yandan İsrail 1948’den günümüze Batı Avrupa ve ABD tarafından siyasi, askeri, ekonomik, lojistik ve istihbarat bakımından pervasız biçimde destekleniyor. 7 Ekim 2003’den beri Gazze’de yaşananlar, İsrail’i kimlerin desteklediğini tüm dünyaya açık biçimde gösterdi” diye konuştu.
Abd Savaşı Engellemeye Çalışacaktır
İsrail’in Türkiye sınırına yakın El Zuhur üssüne yaptığı hava saldırısının çeşitli açılardan değerlendirilebileceğini söyleyen Ülger, “Washington yönetimi, Türkiye ile İsrail arasında muhtemel bir savaşı önlemek için tüm gücüyle ve her türlü aracı kullanmak suretiyle müdahil olacaktır. İsrail, Suriye’nin yeniden yapılanmasını, askeri kapasite ve yeteneklerinin güçlenmesini önlemeyi amaçlıyor. Ayrıca bu saldırı Türkiye’nin Suriye içerisinde etki ve nüfuzunu sınırlandırmayı, engellemeyi amaçlıyor. Türkiye’nin bu tahrike cevabı ise önümüzdeki aylarda sahaya açık biçimde yansıyacaktır” ifadelerini kullandı.

İslam Birliği Yolunda En Ciddi Adım
Mekke Savunma İttifakının İslam Birliği yolunda hilafetin ilgasından sonra atılan en ciddi adım olduğunu kaydeden Ülger sözlerini şöyle noktaladı: “Ne kadar yetersiz ve eksik olursa olsun, Mekke Savunma İttifakı önümüzdeki dönemde öngörülen yeni katılımlarla İslam dünyasının siyasi -askeri bütünleşmesini takviye edecektir. Şu anda İsrail ile yakın ilişki içerisinde olan kimi Ortadoğu ülkelerinin gelecek zamanlarda Mekke Savunma İttifakı içerisinde yer alması mukadder görünüyor.”

Savaş İhtimali Giderek Yükseliyor
Türkiye’nin İsrail’le savaşma ihtimaline dikkat çeken Dr. Ayhan Sarı, “İki ülke arasında savaş çıkma ihtimali giderek yükseldi. Bunun temel nedeni Türkiye’nin giderek güçlenmesidir. İsrail, Filistin topraklarından başlayarak Arz-ı Mevud hedefi doğrultusunda bölgesel bir işgal politikası izliyor. Bunun karşısında Türkiye’nin tamamen farklı bir bölge politikası var. Türkiye bölünmeyi, parçalanmayı ve zayıflığı kabul etmiyor. İsrail kaosu desteklerken Türkiye bölgesel istikrarı ve bölge ülkelerinin birlikte güçlenmesini savunuyor” dedi.

Türkiye Mutlaka Hamle Yapacaktır
İsrail’in Türkiye’yi rakip ve tehdit olarak gördüğünü ifade eden Sarı sözlerini şöyle noktaladı: “Türkiye’ye karşı düşmanca bir tutum benimseyen İsrail, parçalanmış, kendi içinde çatışan, bölünmüş ve devlet niteliğini büyük ölçüde kaybetmiş zayıf bir Suriye istiyor. Türkiye’ye yönelik düşmanlığının daha da artmasına ve belli bir noktadan sonra doğrudan çatışmaya yönelmesine neden olabilir. Türkiye de buna karşı kendi savunma ve bölgesel istikrar hamlelerini mutlaka yapacaktır.”
Kaynak: Milat


Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yazın.