Mürekkebi Bitti, Efsanesi Kaldı: Bartın’ın Asırlık Baskı Makinesi

Fevzi AKARGÜL/BARTIN

Bartın Kent Müzesi’nin Basın-Yayın ve İletişim Tarihi bölümünde sergilenen en dikkat çekici eserlerin başında, 1903 Paris yapımı tipo baskı makinesi geliyor. Kaynaklarda yer alan bilgilere göre bu tarihi makine, Bartın Gazetesi’nin kurucusu İbrahim Cemal (Aliş) tarafından 1928 yılında İstanbul’daki Tan Matbaası’ndan satın alındı. Zaman kaybetmeden Bartın’a getirilen makine, 1990 yılına kadar aralıksız bir şekilde gazetenin basımında kullanıldı.

Yerel Basın Tarihinin Hatırası

Böylece asırlık teknoloji, yaklaşık 62 yıl boyunca Bartın’ın gündemini, sosyal hayatını ve tarihi gelişmelerini kâğıda taşıma görevini üstlendi. Bugün artık merdanelerinden mürekkep kokusu yükselmiyor, çarkları dönmüyor ve önünde heyecanla gazete bekleyen insanlar bulunmuyor. Ancak gövdesinde taşıdığı izler, Cumhuriyet’in ilk yıllarından yakın döneme uzanan yerel basın tarihinin hatırasını canlı tutmaya devam ediyor. Öte yandan kaynaklar, bu özel makineden Türkiye’de yalnızca iki örnek bulunduğunu, diğer örneğin ise İstanbul’daki Basın Müzesi’nde sergilendiğini kaydediyor.

Önceleri Mütevazı İmkânlarla Basılıyordu

Asırlık makinenin kent tarihi açısından taşıdığı değeri tam olarak anlayabilmek için Bartın Gazetesi’nin ilk yayın yıllarına göz atmak gerekiyor. Gazete, 6 Eylül 1924 tarihinde İbrahim Cemal Aliş ve arkadaşlarının girişimleriyle yayın hayatına adım attı. Akademik araştırmalar, gazetenin kuruluş yıllarında son derece kısıtlı teknik ve mali imkânlara sahip olduğunu net bir şekilde gösteriyor.

DergiPark’ta yayımlanan Bartın basın tarihi üzerine yapılmış bir araştırmaya göre, gazetenin ilk sayıları oldukça ilkel sayılabilecek taş baskı (litografi) yöntemiyle çoğaltılıyordu. Gazetecilik ve mutfak faaliyetleri ise kurucuların evlerinde son derece mütevazı şartlarda yürütülüyordu. İlerleyen yıllarda dizgi ve matbaa imkânlarının gelişmesiyle birlikte Bartın’daki yerel yayıncılık daha profesyonel bir yapıya kavuştu. İşte bugün müzede koruma altında bulunan 1903 Paris yapımı makine, bu teknik dönüşümün ve kurumsallaşmanın en somut tanığı oldu.

Harf Devriminden Sonra Yeni Bir Dönem

Makinenin kente kazandırıldığı 1928 yılı, yalnızca Bartın için değil, Türk basın ve kültür tarihi açısından da hayati bir kırılma noktasıydı. Çünkü aynı yıl gerçekleştirilen Harf Devrimi ile birlikte Türk basını, yüzyıllardır kullanılan Arap harflerinden Latin esaslı yeni Türk alfabesine geçiş yapıyordu. Bartın Gazetesi de yayın hayatının ilk döneminde eski harflerle basıldıktan sonra, bu tarihi kararla birlikte hızlıca yeni alfabe dönemine uyum sağladı. Dolayısıyla 1903 Paris yapımı makinenin Bartın’daki mesaisi, Türkiye’nin yazı, eğitim ve basın kültürünün köklü biçimde dönüştüğü döneme doğrudan denk geldi. Bu yönüyle makine, sadece eski bir sanayi veya matbaa ürünü olmanın ötesine geçerek; Türkiye’nin eski harflerden yeni harflere, el emeğine dayalı yerel yayıncılıktan modern matbaacılığa geçiş sürecinin canlı bir sembolü haline geldi.

BİR MAKİNEDEN FAZLASI: BARTIN’IN HAFIZASINI BASTI

Tipo baskı tekniğinde metinler ve görseller, mürekkeple kaplanmış yüksek yüzeylerin kâğıda fiziksel basınç uygulaması prensibiyle aktarılıyordu. O dönemde bir gazeteyi yayına hazırlamak yalnızca haber yazmaktan ibaret değildi. Kurşun harflerin tek tek dizilmesi, kalıpların hazırlanması, mürekkep ayarları ve baskı aşaması yoğun bir beden gücü ve ustalık gerektiriyordu. Bu nedenle Bartın Kent Müzesi’ndeki bu esere yalnızca “eski bir makine” gözüyle bakmak eksik bir yaklaşım olur. Çünkü o makinenin merdanelerinden çıkan gazete sayfaları, günümüzde tarihçiler ve araştırmacılar için birer birincil belge niteliği taşıyor. Nitekim Bartın Gazetesi’nin arşiv nüshaları günümüzde akademik çalışmalarda; şehir tarihi, yerel kültür, folklor, erken dönem ormancılık politikaları ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki toplumsal değişim gibi pek çok farklı alanda temel kaynak olarak kullanılıyor. Bir başka deyişle, makinenin bastığı kâğıtlar zaman içerisinde yaşayan birer tarih belgesine dönüştü.

Gazete Akademisyenlerin De Kaynağı Oldu

Bartın Gazetesi, görev yaptığı yıllar boyunca sıradan bir haber gazetesi olmanın çok ötesine geçti. DergiPark bünyesinde yer alan bilimsel yayınlar, gazetenin kentin sosyo-kültürel hafızasının korunmasında ve geleceğe aktarılmasında anahtar bir rol oynadığını gösteriyor. Yayın çizgisinde folklor, halk kültürü, edebiyat ve yerel tarih konularına geniş yer ayıran gazete, zengin içeriğiyle dikkat çekti.

Öyle ki Bartın Gazetesi bugün, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki Türkiye Anadolu’sunu araştıran bilim insanlarının sıkça başvurduğu nitelikli bir arşiv durumunda. Örneğin İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan akademik bir çalışmada, Cumhuriyet’in ilk dönemindeki ormancılık politikalarının taşradaki yansımalarını ve uygulamalarını analiz etmek amacıyla doğrudan Bartın Gazetesi nüshaları temel araştırma kaynağı olarak incelendi. Dolayısıyla müzedeki makine, sadece dönemin Bartınlılarına günlük haber ulaştırmakla kalmadı; yaklaşık bir asır sonra gerçekleştirilecek akademik araştırmaların da belgesel altyapısını oluşturdu.

Gazete Sayfalarından Türk Halk Bilimine

Bartın Gazetesi’nin yayıncılık tarihindeki en özgün yanlarından biri de Türk halk bilimine ve yerel kültüre verdiği büyük önemdi. Akademik incelemeler, gazetenin kurucusu İbrahim Cemal Aliş’in folklor araştırmalarına özel bir ilgi duyduğunu ve gazetesini adeta bir kültür arşivine dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Gazetenin sayfalarında yöresel türkülerden halk hikâyelerine, unutulmaya yüz tutmuş geleneklerden kapsamlı folklor araştırmalarına kadar çok sayıda nitelikli malzeme yayımlandı.

Foto-Türk halk biliminin dünyaca ünlü isimlerinden Pertev Naili Boratav’ın “Âşık Kerem’e Dair” başlıklı inceleme yazısının 21 Eylül 1931 tarihli Bartın Gazetesi’nde yayımlanmış olması, gazetenin ulusal kültür tarihindeki seçkin yerini kanıtlayan en somut örneklerden biridir. Yani bugün Bartın Kent Müzesi’nde sessizliğe bürünen bu baskı makinesi, zamanında yalnızca günlük siyasi gelişmeleri değil, Anadolu’nun köklü kültürel mirasının paha biçilmez parçalarını da kâğıda kazıdı.

MAKİNENİN YENİ ADRESİ: 1885 TARİHLİ BİR BİNA

Asırlık matbaa makinesinin sergilendiği mekân da tıpkı makinenin kendisi gibi köklü bir geçmişe sahip. Bartın Kent Müzesi olarak hizmet veren tarihi yapı, 1885 yılında İptidai ve Rüştiye Mektebi (ilkokul ve ortaokul) olarak inşa edildi. Uzun yıllar eğitim yuvası olarak kullanılan bina, 1953 ile 2008 yılları arasında ise Bartın Belediyesi hizmet binası olarak kente yön verdi. Kapsamlı restorasyon süreçlerinin ardından bina, 27 Ocak 2018 tarihinde Bartın Kent Müzesi kapılarını ziyaretçilerine açtı.

Müze çatısı altında Bartın’ın yaklaşık 4 bin yıllık geçmişinin yanı sıra kent ticareti, tarihi ahşap gemi yapımcılığı, madencilik, geleneksel zanaatlar, sivil mimari, siyasi tarih, eğitim, sağlık, basın ve gündelik yaşam kültürüne dair binlerce belge ve eser sergileniyor. Zamanında çocukların eğitim aldığı, ardından kentin yönetildiği bu tarihi yapı, bugün yerel basının simgesi olan asırlık makineyle birlikte Bartın’ın tüm hafızasını korumayı sürdürüyor.

Kaynak: Milat

Henüz yorum yok — ilk yorumu siz yazın.

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmaz. Zorunlu alanlar * ile işaretlidir.